Los Glaciares Milli Parkı: UNESCO Buzullar Dünyası

Patagonya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında yol alırken, birden ufukta devasa bir mavi parıltı beliriyor. İşte Los Glaciares Milli Parkı’na hoş geldiniz. Burada doğa, zamanı buzla yazıyor. Güney Amerika’nın bu köşesi, insana kendi kısa ömrünü hatırlatan kadim bir sessizlikle dolu. Parka ilk adım attığınızda, dev buz kütlelerinin arasında kaybolup gidiyorsunuz. Burası sadece bir milli park değil, aynı zamanda dünyanın en büyük tatlı su rezervlerinden birinin kalbi. 1981 yılında UNESCO Dünya Mirası ilan edilen bu eşsiz bölge, her yıl binlerce gezgini kendine hayran bırakıyor.

PATAGONYA’NIN BUZ TAHTI

Los Glaciares, Arjantin’in Santa Cruz eyaletinde, Şili sınırına yaslanmış dev bir doğa harikası. Toplam yüzölçümü yaklaşık 7269 kilometrekare, yani neredeyse Kıbrıs adası büyüklüğünde. Parkın yüzde 30’u, Güney Patagonya Buz Alanı tarafından kaplanıyor. Bu buz alanı, Antarktika ve Grönland’dan sonra dünyanın üçüncü büyük tatlı su rezervi. İşte bu yüzden park, bilim insanları için adeta bir açık hava laboratuvarı. Buzullar burada nehirler gibi akıyor, dağları oyarak şekillendiriyor. Parkın batısında dik And Dağları yükselirken, doğuda Patagonya’nın sert bozkırları uzanıyor. Bu coğrafi çeşitlilik, bölgeyi hem jeologlar hem de maceraperestler için vazgeçilmez kılıyor.

BUZULLARIN DİLİ: OLUŞUM VE HAREKET

Peki bu dev buz kütleleri nasıl oluşuyor? Yüzyıllar boyunca biriken kar, ağırlığıyla alt katmanları buza dönüştürüyor. Oluşan buz, kendi ağırlığıyla yavaşça vadiye doğru kaymaya başlıyor. Perito Moreno gibi buzullar günde 2 metreye kadar ilerleyebiliyor. Bu hareket sırasında kayaları söküp taşıyor, dip yapısını tıraşlıyor. Buzulun altından gelen su, kaygan bir yüzey oluşturarak kaymayı kolaylaştırıyor. Bilim insanları, buzulların altında devasa su kanalları olduğunu düşünüyor. Bu kanallar bazen boşalıp dev mağaralar oluşturuyor. www.arjantinrehberi.com.tr içerik editörünün araştırmasına göre, bu buzul altı nehirler henüz tam olarak keşfedilememiş durumda.

PERİTO MORENO’DAN VİEDMA’YA BUZUL ROTALARI

Parkta irili ufaklı 47 buzul bulunuyor, ama en ünlüleri üç tanesi. Perito Moreno, ulaşım kolaylığı ve sürekli kopma yaşayan cephesiyle yıldız konumunda. Onu görmek için El Calafate’den kalkan otobüsler sizi parka getiriyor. Diğer bir dev ise Upsala Buzulu. Bir zamanlar Perito Moreno’dan daha büyük olan Upsala, maalesef hızla geriliyor. Tekne turlarıyla ulaşabileceğiniz bu buzulun önünde dev buzdağları yüzüyor. Viedma Buzulu ise parkın kuzeyinde, aynı adlı gölün kıyısında. Viedma’ya ulaşmak biraz daha zahmetli ama manzarası kesinlikle değiyor. Bu buzulun üzerinde trekking yapmak da mümkün, tıpkı Perito Moreno gibi. Spegazzini Buzulu ise en yüksek cepheye sahip; 130 metrelik duvarıyla görenleri şaşırtıyor.

PARKIN KEŞFEDİLMEMİŞ YÜZLERİ

Ziyaretçiler genelde büyük buzullara odaklansa da parkın keşfedilmeyi bekleyen başka köşeleri var. Fitz Roy Dağı ve Cerro Torre gibi granit zirveler, dünyanın en zorlu tırmanış rotaları arasında sayılıyor. Bu dağların eteklerinde masmavi lagünler ve buzul gölleri sıralanıyor. El Chaltén köyü, trekking tutkunları için bir üs görevi görüyor. Buradan Fitz Roy’a yürüyüş yapmak, gün doğumunda zirvenin kızıl rengini görmek unutulmaz bir anı. Parkın güneyinde ise neredeyse hiç uğranmayan buzullar var, onlara ulaşmak için günlerce yürümek gerekiyor. Ama bu zorlu yolculuk, size tam bir vahşi doğa deneyimi yaşatıyor.

BUZULLARIN ALTINDAKİ YAŞAM

Sert iklime rağmen park, şaşırtıcı bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. And geyikleri (huemul) nadiren de olsa görülebiliyor. Guanakolar sürüler halinde bozkırda otluyor, pumalar ise gölgelerde sinsice dolaşıyor. Kuş gözlemcileri için park tam bir cennet; And kondorları termal akımlarda süzülüyor, sinek kuşları çiçeklerde besleniyor. Buzulların hemen yanında bile yaşama tutunan likenler ve yosunlar var. Buzul sularında yaşayan küçük omurgasızlar, ekosistemin temelini oluşturuyor. Arjantinli biyologlar, bu canlıların aşırı soğuğa nasıl dayandığını hâlâ araştırıyor. Parkın florası ise alçak kesimlerde renkli çiçeklerle, yükseklerde ise sert otlarla temsil ediliyor.

ZİYARETÇİLER İÇİN PRATİK REHBER

Parkı gezmek için en uygun merkezler El Calafate ve El Chaltén kasabaları. El Calafate’den günlük turlarla Perito Moreno’ya ulaşmak çok kolay. El Chaltén ise yürüyüş rotalarının başlangıç noktası. Giriş ücretleri her iki sektör için ayrı, yaklaşık 25 dolar civarında. En ideal ziyaret zamanı, Ekim’den Nisan’a kadar süren bahar ve yaz ayları. Kışın kar nedeniyle bazı yollar kapanabiliyor. Yanınıza mutlaka rüzgar geçirmez katmanlar, güneş kremi ve bol su alın. Patagonya’da hava beş dakikada dört mevsim yaşatabiliyor. Konaklama için El Calafate’de oteller 50-150 dolar arasında değişiyor; El Chaltén’de daha mütevazı pansiyonlar bulmak mümkün.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KARŞISINDA PARKIN GELECEĞİ

Ne yazık ki bu görkemli buzullar da küresel ısınmadan nasibini alıyor. Upsala Buzulu son 50 yılda 13 kilometre geri çekildi. Perito Moreno ise gizemli bir şekilde dengesini koruyor, ama bilim insanları bunun da geçici olabileceğini söylüyor. Buzulların erimesi, deniz seviyesini yükselten ana etkenlerden biri. Los Glaciares’teki erime hızı, son yıllarda belirgin şekilde arttı. Arjantinli glasiyologlar, buzulların geleceğini anlamak için yoğun çaba harcıyor. Bu eşsiz doğa harikasını görmek için acele etmekte fayda var; çünkü her geçen yıl biraz daha değişiyor. Yine de park, hâlâ dünyanın en etkileyici buzul manzaralarını sunmaya devam ediyor.