Ushuaia Rehberi: Dünyanın En Güneydeki Şehrine Yolculuk

Atlasınızı açtığınızda, Güney Amerika’nın en alt noktasına, ateş ve buz diyarına doğru bir yolculuk hayal edin. Adı bile kulağa macera gibi gelen Ushuaia, gerçekten dünyanın ucunda bir yer. Burası, gerçekten de her şeyin bittiği ama doğanın en görkemli haliyle başladığı nokta.

USHUAIA’YA ULAŞIM VE İKLİM

Ushuaia’ya ulaşmanın en kolay yolu, Buenos Aires’ten kalan iç hat uçuşları. Uçuş yaklaşık 3,5 saat sürüyor. Bilet fiyatları mevsime göre değişiyor ama ortalama 200 ila 400 dolar arasında gidip geliyor. Alternatif olarak, Şili’nin Punta Arenas kentinden otobüsle gelmek de mümkün, ama bu yol epey uzun ve yaklaşık 12 saat sürüyor.

İklim konusunda yanılgıya düşmeyin. Burası soğuk ama sanıldığı kadar kutup iklimi değil. Yaz aylarında (Aralık-Şubat) sıcaklık 10-15 derece civarında. Kışın ise (Haziran-Ağustos) sıfırın altına düşüyor. En iyi zaman, ekimden nisana kadar olan dönem. Özellikle yaz aylarında günler çok uzun, gece saat 23.00’te bile güneş batmıyor. Bu da size keşif için fazladan saatler kazandırıyor.

TİERRA DEL FUEGO ULUSAL PARKI

Şehirden sadece 12 kilometre uzaklıktaki bu park, Ushuaia’nın en büyük doğal zenginliği. 63.000 hektarlık bir alanı kaplıyor. Parkın içinde yürüyüş parkurları, buzul gölleri ve And Dağları’nın son uzantıları var. Giriş ücreti yabancılar için yaklaşık 15 dolar. Bu parayı verdiğinizde, size vahşi doğanın kapılarını sonuna kadar açıyorlar.

Parktaki en popüler yürüyüş rotası, Kosta Kanalı boyunca uzanan parkur. Yaklaşık 8 kilometrelik bu yürüyüş, orman ve kıyı şeridini birleştiriyor. Yürürken karşınıza çıkan Lapataia Koyu, Pan-Amerikan Karayolu’nun son noktası. Burada bir tabela var: “Buenos Aires 3063 km, Alaska 17848 km”. O tabelanın önünde fotoğraf çektirmek, bir nevi dünyanın ucuna geldiğinizi kanıtlıyor.

Parkta bir başka güzel nokta, Roca Gölü. Bu gölün kıyısında kunduz barajlarını görebilirsiniz. Kunduzlar, bu bölgeye sonradan getirilmiş ve epey çoğalmış. Ağaçları kemirip baraj yapmaları, ekosistemi değiştirmiş. Ama onları izlemek oldukça keyifli.

BİGLE KANALI VE DENİZ ASLANLARI

Ushuaia’ya gelip de tekne turu yapmadan dönmek olmaz. Beagle Kanalı, adını Darwin’in gemisi Beagle’dan alıyor. Turlar genelde 2 ila 5 saat sürüyor. Fiyatlar 30 ila 80 dolar arasında değişiyor. Tekneye bindiğinizde, etrafınızı deniz aslanları ve kuş kolonileri sarıyor.

İlk durak genelde Deniz Aslanları Adası. Burada koca koca hayvanlar kayaların üzerinde güneşleniyor. Kokuları biraz rahatsız edici olabilir, ama manzara muhteşem. Bir sonraki durak Kuş Adası. Burada karabataklar ve albatroslar yuva yapmış. Özellikle dev albatrosların kanat açıklığı 3 metreyi buluyor, görüntüsü gerçekten etkileyici.

Turların en heyecanlı anı, Les Eclaireurs Deniz Feneri‘ni görmek. Bu kırmızı-beyaz fener, “Dünyanın Sonu Feneri” olarak biliniyor. Aslında dünyanın en güneydeki feneri değil, ama o görüntü kartpostalları süslüyor. Tekneler fenerin yanına kadar yaklaşıyor, fotoğraf çekmek için bol bol vakit var.

MARTİAL BUZULU VE DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ

Şehrin hemen yukarısında, Martial Buzulu yükseliyor. Yaz aylarında teleferikle çıkıp buzula yaklaşmak mümkün. Teleferik ücreti gidiş-dönüş yaklaşık 15 dolar. Teleferikten indikten sonra, buzula doğru 20 dakikalık bir yürüyüş var. Bu patika biraz dik, ama manzara değiyor. Yukarıdan Ushuaia ve Beagle Kanalı’nın görüntüsü nefes kesici.

Kış aylarında ise bu bölge kayak merkezine dönüşüyor. Cerro Castor, şehre 27 km uzaklıkta ve Güney Amerika’nın en önemli kayak merkezlerinden biri. Pistler her seviyeye uygun. Kayak ekipmanı kiralama ve günlük geçiş ücreti yaklaşık 50-70 dolar arasında.

Daha maceracı ruhlar için Vinciguerra Buzulu‘na yürüyüş düzenleniyor. Bu, daha zorlu bir rota ve profesyonel rehber gerektiriyor. Buzulun üzerinde yürümek, kramponlarla buzulları keşfetmek unutulmaz bir deneyim. Bu turların fiyatı 100 dolar civarında.

DÜNYANIN SONU DENİZ FENERİ

Aslında “Dünyanın Sonu Feneri” denince akla gelen Les Eclaireurs olsa da, asıl tarihi fener San Juan de Salvamento. Bu fener, 1884 yılında inşa edilmiş ve gerçekten de dünyanın en eski Güney feneri. Ama ona ulaşmak çok kolay değil, özel turlarla gidilebiliyor. Daha çok Les Eclaireurs popüler kültürde bu ünü kapmış durumda.

Eski bir hapishane olan Ushuaia Müzesi‘ni gezmek de ilginç. 20. yüzyılın başlarında, Arjantin hükümeti azılı mahkumları buraya gönderiyor. Mahkumlar şehri inşa etmiş, yol yapmış. Müzede o döneme ait hücreler, eşyalar ve fotoğraflar var. Giriş ücreti yaklaşık 8 dolar.

PENGUEN KOLONİLERİ

Ushuaia’dan yapılan tekne turlarının bir kısmı, penguen kolonilerine gidiyor. Martillo Adası, Macellan penguenleri ve Gentoo penguenlerine ev sahipliği yapıyor. Ekim ayından nisan ayına kadar adada binlerce penguen bulunuyor. Turlar adaya çıkmıyor, ama tekneden onları izleyebiliyorsunuz. Penguenlerin yürüyüşlerini, suya atlayışlarını görmek, insanı çocuklar gibi mutlu ediyor. www.arjantinrehberi.com.tr içerik editörünün ulaştığı bilgilere göre, penguen kolonilerini ziyaret için en iyi zaman, yavruların büyüdüğü ocak ve şubat ayları.

PRATİK BİLGİLER VE KONAKLAMA

Ushuaia’da konaklama seçenekleri oldukça çeşitli. Otel fiyatları sezona göre değişiyor. Yaz aylarında ortalama bir otelde gece 80-150 dolar arasında. Hosteller ise 20-40 dolara bulunabiliyor. Şehir merkezindeki oteller, limana ve restoranlara yakınlığıyla avantajlı.

Yemek konusunda kral yengeç (centolla) mutlaka denenmeli. Bu lezzetli deniz ürünü, bölgenin simgesi. Bir porsiyonu 30-50 dolar arasında, ama tadı damağınızda kalacak. Ayrıca kuzu eti de meşhur, özellikle Fuegian kuzusu.

Ulaşım için şehir içinde taksi veya minibüsler var. Turlara katılmak, ulaşım derdini ortadan kaldırıyor. Birçok tur şirketi, otelinizden sizi alıp geri getiriyor.

Yanınıza almanız gerekenler: su geçirmez bir ceket, termal içlik, bere, eldiven, güneş gözlüğü ve güneş kremi. Evet, güneş kremi çünkü kar ve su yansıtmasıyla güneş yakabiliyor. Ayrıca yürüyüşler için sağlam ayakkabı şart. Bir termos içinde sıcak çay veya kahve de iyi gider.

Ushuaia, gerçekten dünyanın sonu gibi. Ama bu son, yeni başlangıçların habercisi. Doğanın en saf hali, insanı kendi içine döndürüyor. Burada geçirdiğiniz her an, size hem huzur hem de heyecan veriyor. Şimdiden iyi yolculuklar, belki bir gün siz de o fenerin önünde fotoğraf çektirirsiniz.